Ekim 03, 2012

...Bu ne zaman başlamıştı? Neden hiçbir şey olması gerektiği gibi gitmiyordu? Beyin sonuçta bir kastı ve yeterince egzersiz yaptırır ve becerilerini sınarsanız ; sıkı, vızıldayan ve elektrik yüklü, küçük , beyaz bir protein yumağına dönüşürdü.Oysa ılık ve nemli bir maddeyle dolu bir beynim varmış gibi hissediyordum; gri, domuz yağımsı ve işe yaramaz ; süpermarket tavuklarının içinde naylona sarılı halde bulduğunuz türde bir şey.Aslında düşününce beynin teknik olarak bir kas olduğundan bile emin değildim.Bir organ mıydı? Ya da doku? Ya da bez? Beynim kesinlikle bir bezmiş gibi geliyordu.....

Bir Soru Bir Aşk
David NICHOLLS













Bu aralar kitap okurken daha dikkatliyim büyük ihtimalle bunun nedeni de bloga yazacak yazı aramam.Ama bu şekilde okumanın ve arada da notlar tutmanın faydalarını gördüğümü düşünüyorum.Bir çok kitap okudum şimdiye kadar mesela ama şimdi tekrar okusam çoğunu hatırlamam bile büyük ihtimalle.Sonuna yetişmek için okuyordum önceden çünkü.Bu yazı da altında yazan kitaptan alıntı.Aslında kitabı hiç beğenmedim bitsin diye atlaya atlaya bile okudum ama aralarda bir kaç yeri hoşuma gitmişti yazmışım defterime demin de sayfalarını karıştırırken buna rastladım ve yazmak istedim..Kitabı okurken bu yazı tabi ki daha anlamlı geliyor belki burada sadece düz bir yazıymış gibi hissettirebilir.Ama herkesin hayatının bir döneminde yaşadığı bir his diye düşünüyorum yani eminim yazıda kendinizi biraz biraz bulacaksınız..Buraya kadar geldiyseniz teşekkür ederim ve beyniniz kesinlikle bez değil sakın üzülmeyin...

Hiç yorum yok:

트윗하기