Ekim 18, 2012

"Don ticareti ile başladım işe. Unutma, bu dünyada aç, parasız adam çoktur ama donsuz adam yoktur!" - Varyemez

Masalları her zaman çok sevmişimdir.Hani çocuklar sorar ya kurt nasıl konuştu da yedi kızı ya da prens öpünce pamuk prenses neden uyansın ki...Bu tip sorularım da olmamıştır hiç.Hayal dünyası herhalde belli yaşlarda her şeyi kabullenmeye hazırdır beynin.. çünkü dünya sana küçük gelir ve olmayacak her şey de beyninde şekillenmeye başlar..İnanmak istediğine ne olursa olsun inanıyorsun yani..Külkedisi sonunda prensle evlendiğinde belki de ondan çok ben sevinmişimdir.Olabilir yani :) Ya da Bambi kral olunca o benmişim gibi hissedip ormanı onunla beraber selamlamış olabilirim defalarca...Çocukluğun güzelliği bu belki de..O saf bakış açımızı kaybetmeye başladığımız an dünyadan aldığımız zevk de farklılaşıyor ve azalıyor..Hiç bir derdimiz yokken en basitinden dersler, sınavlar çıkıyor başımıza..Ama ekmek elden su gölden yaşamak gibisi olmuyor hiçbir zaman..Sanki annemiz, babamız hep çalışacak ve biz de hep bu yaşta kalacakmışız gibi yaşamak hiç bitmese keşke..

Tekrar tekrar çocukluğumu yaşamak isterdim mesela.O kadar güzeldi ki her şey.Kapı pervazına ayağım çıplak tırmanmam gerektiğini öğrenene kadar olan düşüşlerim, taso dolu kocaman poşetim, fantazi yapayım derken duvardan uçtuğum ve baya bir yaralandığım bisikletim, evcilik oynarken yapraktan yaptığımız yemekler, seksek oynarkenki hilelerimiz (ki cidden çok hile yapardım ya ne pislikmişim diyorum bazen..baya cazgırmışım çünkü eskiden öyle böyle değil :) ) , annemin balkondan her gün "Bilge yeter en çok senin sesin çıkıyor " diye bağırması, köye gittiğimizde tüm kuzenler doluşup yer yatağında yatmamız ve herkes kızdığı halde paket paket cips yememiz.. Yazmayı unuttuğum çok şey var tabi ki ama insan birini bile hatırlayınca o kadar mutlu oluyor ki.

Anılarımız çok kıymetli kısaca..Onlarsız sadece hiçiz.Bugün olduğumuz bu kişiyi onlarla var ettik ve ediyoruz da..Yazının başlangıcındaki ruh halimle şu an olan o kadar farklı ki...Bomboş sınıfta oturup bunu yazıyorum şu an mesela..Dünyada benden başka ses yok..Ve bu ses de tüm dünyamın kafamın içinde olduğunu düşünürsem her yeri dolduruyor ve dolduracak..Herkesin kendi sesini bulmasını ve kaybetmemesini umarım..Bir dahaki yazıda görüşmek üzere...

Hiç yorum yok:

트윗하기