Geçmişi ne kadar unutursanız unutun zihninizin bir
köşesinden çıkıp gelivereceği gibi bir gerçek var.Tanıdığınız en balık hafızalı
insan siz olun gene de ara ara bir şeyler çarpar beyninizin kenarına köşesine..
Abartmadan aylardır bloğa bir yazı yazmak için tembelliğimle
mücadele ederken bana yazma isteği veren gene bu eski hatıralardan biri
oldu..Geçmişi çok fazla önemserim çünkü.Eskiye olan bağlılığım ya da sevgim
saygım yeniye nazaran daha fazladır.Eski arkadaşlar, eski kitaplar, plaklar,
eşyalar…
Demin annemle de eski bir komşumuzdan konuştuk ben evde
yokken ziyarete gelmiş falan filan her zamanki muhabbetler..Ama o muhabette
geçen birinin ismi seni nerelere nerelere götürebiliyor şaşırtıcı
gerçekten..Eski arkadaşımın adını söylediğinde annem resmen 12 yıl falan geriye
gidip hepsini bir anda yaşadım o arada kalan zamanın :)
Çocukluğumuz, kızlara erkekler futbol maçlarımız onları
yenişimiz annemin bütün siteyi inleterek bilge artık eve gel gece oldu diye
bağırışları sindrellanın aksine benim eve dönüşümün 12 yerine en geç 7 olması
ve dışarda saklambaç oynayan çocuklara imrenerek perde arasından gizli gizli
bakışım, seksek, yerden yüksek, can, ilk bisikletten düşüşler ağaçlara
toslamalar, bisikleti 2 tekerlekli sürmeye başlama ve çocukluğun bitişi..
O
kadar fazla anı var ki aslında bölük pörçük hafızamda..Hepsini dizi olarak gün
gün izleyebilsem keşke.Taso oynarkenki o hırsa ya da aynı takımdan olduğun
kişiyi can yakalayınca dışardan oyuna sokarkenki o kişiye olan inancımıza hala
sahip olabilsek o saf duyguları halan yaşayabilsek hayat çok daha kolay olur ve
kesinlikle dünya duygular açısından daha temiz bir yer olurdu..Saflık zamanla
büyümüşlük adını alıyor bünyemizde..Ve bunu içten içe anladığımız nadır
zamanlarda diyebileceğimiz tek bir cümle var bence biz eskilerin..
Çocukluğumuz çok güzeldi bee sokaklarda büyüdü çocukluk..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder