Eylül 06, 2013

Dünya, biz çok uzakları göremeyelim diye yuvarlak yapılmış.... Out of Africa


Geçmişi ne kadar unutursanız unutun zihninizin bir köşesinden çıkıp gelivereceği gibi bir gerçek var.Tanıdığınız en balık hafızalı insan siz olun gene de ara ara bir şeyler çarpar beyninizin kenarına köşesine..

Abartmadan aylardır bloğa bir yazı yazmak için tembelliğimle mücadele ederken bana yazma isteği veren gene bu eski hatıralardan biri oldu..Geçmişi çok fazla önemserim çünkü.Eskiye olan bağlılığım ya da sevgim saygım yeniye nazaran daha fazladır.Eski arkadaşlar, eski kitaplar, plaklar, eşyalar…

Demin annemle de eski bir komşumuzdan konuştuk ben evde yokken ziyarete gelmiş falan filan her zamanki muhabbetler..Ama o muhabette geçen birinin ismi seni nerelere nerelere götürebiliyor şaşırtıcı gerçekten..Eski arkadaşımın adını söylediğinde annem resmen 12 yıl falan geriye gidip hepsini bir anda yaşadım o arada kalan zamanın :)
Çocukluğumuz, kızlara erkekler futbol maçlarımız onları yenişimiz annemin bütün siteyi inleterek bilge artık eve gel gece oldu diye bağırışları sindrellanın aksine benim eve dönüşümün 12 yerine en geç 7 olması ve dışarda saklambaç oynayan çocuklara imrenerek perde arasından gizli gizli bakışım, seksek, yerden yüksek, can, ilk bisikletten düşüşler ağaçlara toslamalar, bisikleti 2 tekerlekli sürmeye başlama ve çocukluğun bitişi..

O kadar fazla anı var ki aslında bölük pörçük hafızamda..Hepsini dizi olarak gün gün izleyebilsem keşke.Taso oynarkenki o hırsa ya da aynı takımdan olduğun kişiyi can yakalayınca dışardan oyuna sokarkenki o kişiye olan inancımıza hala sahip olabilsek o saf duyguları halan yaşayabilsek hayat çok daha kolay olur ve kesinlikle dünya duygular açısından daha temiz bir yer olurdu..Saflık zamanla büyümüşlük adını alıyor bünyemizde..Ve bunu içten içe anladığımız nadır zamanlarda diyebileceğimiz tek bir cümle var bence biz eskilerin..

Çocukluğumuz çok güzeldi bee sokaklarda büyüdü çocukluk..

Hiç yorum yok:

트윗하기