Şubat 04, 2015

Rüyaları ya da kabusları asla resmetmedim. Resmettiklerim benim kendi gerçeklerimdi. Frida Kahlo

Bazı hayallerin peşinden gitmek emek gerektirir. Herkes her işi yapabilir ama herkes her işi hakkını vererek yapamaz. 
Benim de bir hayalim var ve bu hayalin peşinden gitmek için, süregelen hayatımı idame ettirme yöntemlerine sırtımı çevireceksem, gerçekten kendimden emin olmalıyım her anlamda. Yani tamam bu kitap-kafeyi her halükarda açarım bir gün istersem, ama yüzde 100 istediğim gibi olur mu? Ben bu işin altından kalkabilecek yeterlilikte miyim? Ve belki de en önemlisi bunu hak ediyor muyum?








            Eğer bir şey sizin geleceğinizi süslüyorsa, rüyanız haline gelmişse, her planınızı ona göre yapıyorsanız onu hak etmelisiniz. Bir işi yapıyorsan layığıyla yap. Bu yüzden zaten mesleğimi yapmak istemiyorum. Çünkü biliyorum ki bir şeyi sevmemek demek ona yeterince değer vermemek ve sonucunda sıradanlığa sürüklenmektir. Ki bu da hem kendine hem de bunu senden daha iyi yapabilecek kişilere saygısızlıktır. Kimse bulunduğu yere kolayca gelmiyor ne yazık ki.


Ve bu yüzden de kendimi bu aralar kitap okumaya verdim. Aslında şöyle söylemek daha doğru olur. Kendimi her yazarın en az bir kitabını okumaya ve bu alanda bilmediğim tek bir şey kalmasın diyerek geliştirmeye karar verdim.Saçma sapan her siteye girip her yazıyı okuyorum. Belki de adını binlerce kez duyduğum ama araştırmadığım akımları, kitapları, yerleri, insanları öğreniyorum. En yakın örnek olarak Frida Kahlo diyebilirim mesela. Yarım saat önce 1 hafta geçip de açıp bakmadığım sekmelere girip teker teker hepsini okuyup özümsemeye çalıştım. Kadınlar için bu derecede ikon haline gelmiş bir insan pas geçilmemeliymiş gerçekten de. 
İnsanları özel hayatlarında yaptıklarına göre yargılamanın saygısızlık olduğunu düşünürüm hep. O kendi içinde kim bilir neler yaşarken bizim dışardan bilip bilmeden yorumlar yapmamız boş boğazlıktan ve esasında zaman bolluğundan başka bir şey değil. Ve maalesef insanlık olarak zamanımız gerçekten çok bol. Dedikoduyu hem ölesiye sevip hem de arkasından atıp tutabiliyoruz. Madalyonun biri ak biri kara yüzleri gibiyiz. Ucuz metalden yapılı olup da git gide ortam şartlarından kararmayız umarım. 


Çok da derinlere girmeden sadece birkaç cümlesini yazmak istiyorum Frida Kahlo'nun. Devamı belki bir yazı olarak da gelir kim bilir ama şimdilik az ve öz okumalarımla bu kadarlık saygı duruşunda bulunabilirim ancak. Frida Kahlo bilindiği gibi ressam. Tek kaş diye de biliniyor. Bir çok kişi gibi benim de aklımda bu ayrıntıyla kalmış. Yine kendisi gibi ressam olan Diego Rivera'ya olan aşkı en az kendisi kadar ünlü. Gerçekten de inişli çıkışlı aşk olgusunu yaşamışlar açıkçası. Ama mükemmel işlere de imza atmışlar. Biri Meksika'nın Michelangelo'su, diğeri de bir çok alanda güçlü duruşuyla kadınların ikonu ve muhteşem resimlere imza atan ressam. Ama ben Frida Kahlo'nun okuduğum yazılarından da çok etkilendim açıkçası. Sanat böyle bir şey galiba. Bir yerden yeşermeye başlayınca başka dallar da çıkıyor kendi içinden. Olduğunla kalmıyorsun. Kocası Rivera'ya yazdığı mektupları okuyun derim ben. Özellikle "Sevmekten Ne Zaman Vazgeçtim" yazısı çok dokundu bana. Bir insanı seviyorsan aldatmayacaksın herhangi bir anlamda. Sözlerinle de, davranışlarınla da. Ne kadar adice bir şey. Çok yazık, bir insan nasıl öz saygısını bu derece yitirir anlamakta zorlanıyorum.

...
Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi; çünkü sevgim yüceydi. Ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım. Bu yüzden ben de senden vazgeçtim. F.K.


İdealist olan hiç kimse başarısız olamaz. Arkasında durulmayacak kararlarla ilgili laf edip de nefes tüketmeye de gerek yok. İnancın kadar varsın. Frida Kahlo bu yazıya iyi gitti sırf bu yüzden :) Hayatını okuyun derim ben, inanıyorum ki herkesin ders çıkaracağı bir anı vardır, ki bazen ders çıkarmaya da gerek yok okumak yeter, okumak güzeldir, okudukça büyüyor varlığımız. 

Gerçekten büyüyoruz. Bazı insanları başarısızlık bazılarını da başarı kamçılar. Yoldan düşmek de bir an, o yola girmek de. Yolumuz hiç kesilmesin, gülmeyi de aman eksik etmeyelim.

Hiç yorum yok:

트윗하기