Eylül 26, 2012

işaretleri takip etmek gerek diyor. tesadüf olamaz! kahraman olmak için, kahramanımızı bulmak gerek...



Burayı cidden çok özleyecem.her sabah istediğim saatte kalkmayı, kalkıp mutfağa girdiğimde annemin işe gitmeden önce benim için hazır bıraktığı kahvaltıyı, Mert’in eve girince naber hacı deyip cevabı beklemeden avatar izlemek için televizyonun başına çökmesini, annemin yemek hazır lafını sinirlenip bağırana kadar söylemesini ve herkesin az sonra bitcek deyip en az 10 dakika gecikmesini, Mert’in sofraya okul kıyafetleriyle oturmasını ve annemin ona kızmasını ve her yemekte kesinlikle Mert’in gireceği sınavdan bahsedilip napacaz senle bilmem bakışları atılmasını ve annemin az önceki gibi arayıp gideceksin bir şey ister misin aç kalma oralarda demesini , babamın her akşam uzun uzun nutuklar atmasını ve sonunda konuştuğu kişi ne derse desin doğru söyleyenin kendi olduğunu düşünmesini, ananemin kahkahalarını teyzem ve çocuklarının neşelerini gülmelerini özellikle cerenle ceyda’nın Kore aşkını , Çağlayla olan muhabbetlerimizi , her sabah kalkıp balkona çıktığımda gördüğüm harika manzarayı ve her nefesimde aldığım tertemiz havayı ,babaannemi, dedelerimi ,amcalarımı, kuzenlerimi, arkadaşlarımı ,canım sıkılınca görememin bile yettiği, kilo vermek için etrafında koştuğum denizi, odamı, kitaplarımı ,evimizin her yerini, mutfağın her akşam pislenmesini ve annemin her gün yeniden bıkmadan ve yorulmadan temizlik yapabilmesini, sürekli bana odanı sil artık yeter kovadaki bezler koktu demesini, kapat şu bilgisayarı ışığı gözümü alıyor ya da kapat şu müziği kafam şişti demesini ve arada bir çay yapıp pasta bisküvi getirdiğimde babamın yüzünün gülmesini, uyusa bile kalkıp hemen ver bakalım bir bardak da bize demesini ve kardeşimin dün gece bana sıkıca sarılıp gitme abla demesini çok özleyecem..

Bu ilk gidişim değil belki son da olmayacak ama hiçbir zaman alışabileceğimi de sanmıyorum.Bu sefer gitmeyi çok istemiştim Ankara’yı özlemiştim ama şu an burda kal KTÜ’de oku deseler hemen düşünmeden kabul ederim galiba.Bavul hazırlayıp yanına bir şeyler alırken çoğu şeyi geride bıraktığını fark etmek ve bunun için bir şey yapamamak çok kötü hissettiriyor.Söyleyebileceğim ya da yapabileceğim bir şey yok sadece otobüse binerken yanıma bolca selpak almalıyım ve bana yaptıkları ve yaşattıkları için onları hep korumalı ve sevmeliyim..Yapabileceğim tek şey bu..Aile en büyük kazanç ve sahip olduğumuz en değerli varlığımız..Değerini onları kaybetmeden anlamanızı dilerim…

Hiç yorum yok:

트윗하기