Burayı cidden çok özleyecem.her sabah istediğim saatte
kalkmayı, kalkıp mutfağa girdiğimde annemin işe gitmeden önce benim için hazır
bıraktığı kahvaltıyı, Mert’in eve girince naber hacı deyip cevabı beklemeden
avatar izlemek için televizyonun başına çökmesini, annemin yemek hazır lafını
sinirlenip bağırana kadar söylemesini ve herkesin az sonra bitcek deyip en az
10 dakika gecikmesini, Mert’in sofraya okul kıyafetleriyle oturmasını ve
annemin ona kızmasını ve her yemekte kesinlikle Mert’in gireceği sınavdan
bahsedilip napacaz senle bilmem bakışları atılmasını ve annemin az önceki gibi
arayıp gideceksin bir şey ister misin aç kalma oralarda demesini , babamın her
akşam uzun uzun nutuklar atmasını ve sonunda konuştuğu kişi ne derse desin
doğru söyleyenin kendi olduğunu düşünmesini, ananemin kahkahalarını teyzem ve
çocuklarının neşelerini gülmelerini özellikle cerenle ceyda’nın Kore aşkını ,
Çağlayla olan muhabbetlerimizi , her sabah kalkıp balkona çıktığımda gördüğüm
harika manzarayı ve her nefesimde aldığım tertemiz havayı ,babaannemi,
dedelerimi ,amcalarımı, kuzenlerimi, arkadaşlarımı ,canım sıkılınca görememin
bile yettiği, kilo vermek için etrafında koştuğum denizi, odamı, kitaplarımı ,evimizin
her yerini, mutfağın her akşam pislenmesini ve annemin her gün yeniden bıkmadan
ve yorulmadan temizlik yapabilmesini, sürekli bana odanı sil artık yeter kovadaki
bezler koktu demesini, kapat şu bilgisayarı ışığı gözümü alıyor ya da kapat şu
müziği kafam şişti demesini ve arada bir çay yapıp pasta bisküvi getirdiğimde
babamın yüzünün gülmesini, uyusa bile kalkıp hemen ver bakalım bir bardak da
bize demesini ve kardeşimin dün gece bana sıkıca sarılıp gitme abla demesini
çok özleyecem..
Bu ilk gidişim değil belki son da olmayacak ama hiçbir zaman
alışabileceğimi de sanmıyorum.Bu sefer gitmeyi çok istemiştim Ankara’yı
özlemiştim ama şu an burda kal KTÜ’de oku deseler hemen düşünmeden kabul ederim
galiba.Bavul hazırlayıp yanına bir şeyler alırken çoğu şeyi geride bıraktığını
fark etmek ve bunun için bir şey yapamamak çok kötü hissettiriyor.Söyleyebileceğim
ya da yapabileceğim bir şey yok sadece otobüse binerken yanıma bolca selpak
almalıyım ve bana yaptıkları ve yaşattıkları için onları hep korumalı ve
sevmeliyim..Yapabileceğim tek şey bu..Aile en büyük kazanç ve sahip olduğumuz
en değerli varlığımız..Değerini onları kaybetmeden anlamanızı dilerim…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder